Bel ağrım var? Hangi durumlar romatolojik hastalık açısından ipucu olabilirken hangi durumlar farklı hastalıklar ile ilişkilendirilebilir?

Bel ağrısı, en sık görülen kas iskelet sistemi yakınması olup iş gücü kaybına yol açan önemli nedenlerden biridir. İnsanların yaklaşık % 80’i yaşamlarının bir döneminde bel ağrısından yakınırlar. Bu ağrılar genelde mekanik nedenlere bağlı olup çoğu iyi seyirli ve kendini sınırlayan bir seyir göstermektedir. En sık görülen ağrı tipi ise mekanik bel ağrısı olup altı haftadan kısa süreli, fizik aktivite (hareket, iş görme) ile artış göstermekte, dinlenme ile azalmaktadır. Bel ağrılarının %90’ı iki ile üç ay içinde iyileşmekle beraber tekrarlar sıktır. Ağrının 3 aydan uzun sürmesi durumunda kronik (süreğen) bel ağrısından bahsedilir. Omurga kireçlenmesi, omurganın en sık görülen hastalığı olup kronik mekanik bel ağrısının en sık sebebidir. Detaylı öykü ve fizik muayene en önemli tanı araçları olup bel ağrısı ile ilişkili olan tipik semptom ve bulguların varlığı araştırılmalı ve gerekli durumlarda uygun laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemlerine başvurulmalıdır. Hastanın yaşı ilk önemli parametredir. Disk hernileri (fıtık) 20-55 yaş grubunda daha sık görülürken, yaşlı hastalarda kireçlenme ile ilgili sorunlara daha sık rastlanır. Ağrının detaylı öyküsü tanıda çok önemli ipuçları sağlar. Ağrının aktivite ile ilişkisi (ayakta ağrı, yürümekle ortaya çıkan ağrı, aktivite ile artan ağrı), yayılım göstermesi (kasık bölgesi, bacak yan tarafına veya ayağa), provake eden (öksürmek, ağır kaldırmak, yürümek vs.) veya azaltan (istirahat, sıcak vs.) faktörlerin varlığı mekanik bel ağrısı için önemli ipuçları sağlar. İnfeksiyöz nedenler bel ağrısı nedenlerinden olup ağrıya eşlik eden ateş, gece terlemesi, halsizlik, kilo kaybı ve omurgada lokal hassasiyet varlığı sorgulanmalıdır. Bel ağrısı ile birlikte bazı risk faktörlerinin varlığının sorgulanması önemlidir. Bel ağrısında hastaların daha ayrıntılı olarak irdelenmesi ve ayırıcı tanı yapılmasını gerektiren risk faktörleri; yaş > 55, mekanik olmayan ağrı (zaman ve aktivite ilişkisiz), kanser öyküsü, kortizon kullanım öyküsü, fokal nörolojik defisit varlığı, kilo kaybı varlığı, omurgada yapısal bozukluk varlığı, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler,şeker hastalığı, alkolizm, böbrek yetmezliği, lomber disk operasyon öyküsü varlığıdır. Bel ağrısı istirahatle gerilemez, gece ağrısı tipik olup omurganın etkilenen segmentinde hassasiyet mevcuttur. Ankilozan spondilit özellikle omurgayı etkileyen, kronik, ilerleyici ve sebebi bilinmeyen bir romatizmal hastalık olup, genç erişkinlerde daha sık görülmektedir. Temel belirtisi belde ağrı ve tutukluk olmasıdır. İnflamatuar bel ağrısı varlığı tipiktir. İnflamatuar bel ağrısı; 40 yaşından önce ve sinsi başlangıç varlığı ile karakterize olup, egzersiz ile düzelme ve istirahat ile artma eğilimindedir. Gece ağrısı (kalkmakla düzelmesi) varlığı tipiktir. Beraberinde eklem bulguları, topuk ağrısı, göz bulguları (üveit olarak adlandırılan), sedef hastalığı gibi cilt bulguları, bağırsak hastalığı bulguları, ailede benzer hastalık varlığı ve kortizon dışı ağrı giderici romatizma ilaçlarına belirgin yanıt alınması mevcut bel ağrısının romatizmal bir hastalığa bağlı olabileceğini düşündürecek ipuçlarıdır.

Bu podcast serilerinde romatizmal hastalıklar ile ilgili aklınıza takılan farklı ve güncel soruların cevaplarını bulacaksınız.
Prof. Dr. Timuçin Kaşifoğlu ve Prof. Dr. Taşkın Şentürk - Romatizma Hastaları için Covid-19 Aşılaması ile ilgili En Güncel Veriler ve 3. Doz Aşılama ile İlgili Öneriler
Açık açık romatizma tanıtım
Menü