Romatizmal hastalıklarda COVID-19 riski altında tedavi değişiklikleri

Doç. Dr. Cemal Bes, COVID-19 riski altında çeşitli romatolojik hastalıklarda tedavilerin değerlendirilmesi konusunda bilgi verdi. Behçet hastalığında ve ailesel Akdeniz ateşinde hangi durumlarda, hangi tedavilerde değişik yapılması gerektiğini anlattı. 

Şimdi farklı romatizmal hastalıklarımız var, çok sayıda da ilacımız var. Hatta bu ilaçların biliyoruz ki bir kısmı COVID-19 enfeksiyonu tedavisinde de kullanılabilir mi diye çalışmalar sürüyor. Bu anlamda hastalarımız ilaçlarını almaya devam etmeli mi ama bir sürü romatizmal hastalıktan bahsederken yani hepsini bir kategoriye koyup evet alsınlar ya da almasınlar herhalde mantıklı olmayacaktır. İstersen ben Cemal hoca sana hastalık bazında sorayım sen ne düşündüğünü bana söylersen mesela bir Behçet hastası sadece cilt bulguları var kolşisin tedavisi alıyor ne dersin.

Öncelikle bizi dinleyen, izleyen herkese iyi akşamlar diliyorum. Hakikaten zor bir dönemden sadece Türkiye olarak değil Dünya’da zor bir dönemden geçiyor. Yüzyılda bir olacak salgın bize denk geldi bu salgının en kısa sürede en az hasarlı atlatılmasını umut ediyorum. Bu konuda bizlere çok iş düştüğünü düşünüyorum. Hasta, doktor, sağlıklı insan fark etmez herkesin hijyen kurallarına uyması evde kalması son derece önemli diye düşünüyorum. Soruları cevaplamadan önce bunun üzerinde ağırlık vermek istiyorum hakikaten önemli bir konu mümkün olduğunca dışarıya çıkmamak mümkün olduğunca insanlarla temas kurmamak çok çok önemli bu hastalıkta en azından en etkinli ve ilk tedavinin koruma olduğunu mutlaka aklımızda tutmalıyız. Bu virüsü kapmamaya çalışmalıyız bununda yolu eğer işimiz yoksa ya da çok acil bir problem yoksa özellikle sağlıklı insanlar, hastalarımız için söylüyorum evde kalmaları yönünde. Soruna gelecek olursak Timuçin hoca Behçet hastalarından bahsettik. Behçet hastalığı hakikaten bu topraklar sık görülen bir hastalık bizim de hepimizin sık gördüğü, hatırı sayılır sayıda hasta takip ettiğimiz bir hastalık grubu sadece kolşisin alan yani mukokutanöz dediğimiz yani ağızda, genital bölgede yarayla ya da kolşisin dışında pomad ya da merhem dediğimiz ilaçları kullanan insanların ek bir kaygıya girmesinin hiçbir anlamı yok ikincisi sadece bu bulguları olan Behçet hastalarında bağışıklık sisteminin düştüğü ya da COVID için bir risk faktörü oluştuğuna dair ne bir çalışma ne de bir bulgu mevcut değil onun için sadece kolşisin kullanan, hafif belirtileri olan, deri bulguları olan, mukoza, genital bölge, ülseri lezyonları olan hastaların kaygılanmasına hiç gerek yok ama kaygılanmamak demek hadi tedbiri almamak değil aynı şey sağlıklı insanlar için de geçerli olan şeyi tekrar söylüyorum mümkün olduğunca dışarı çıkmamaları ve bu virüsle karşılaşmamaları için karşılaştıkları zaman da en kısa dönem de eve dönmelerini tavsiye ederim açıkçası mesafeye dikkat ederek ve temas ettikleri zaman bir yüzeyle ya da dışarıda bir yerde bulundukları zaman eve geldikleri zaman sadece bir ellerini yıkamalarını tavsiye ederim. Tekrar vurgulayacak olursam hafif bulguları, deri, ağız bulguları olan ve kolşisin kullanan Behçet hastalarının kaygılanmasına gerek yok ilaçlarını kesmelerini gerektiren bir durum değil kolşisinde immun sistemi çok baskılayan bir ilaç değil hatta son günlerde biliyorsunuz kolşisin acaba COVID-19 hastalarında tedavide kullanılabilir mi koruma amaçlı demiyorum tedavi amaçlı kullanılabilir mi diye bir çalışma başlatılmış durumda yeni bir çalışma ama bunun için şu an önermek için yeterli bir kanıt yok ama en azından kullanmakta devam etmekte bir sakınca olmadığını vurgulamak isterim.

Peki organ tutulumu olan bir Behçet hastası göz, beyin ve ciddi ilaç kullanması gerekiyorsa. Bunları tabi ki ayrı bir sınıfta değerlendirmekte fayda var. Üst düzey ilaç alan ya da immun sistemi baskılayan ilaç kullanan biyolojik ilaç olabilir bu bir azatioprin, siklosporin gibi bir ilaç olabilir metotreksat gibi bir ilaç olabilir ciddi ya da hayat tehdit eden organ tutulumu olan hastaları ayrı bir kategoriye koymak lazım, bunlara kortizon tedavisi de diyoruz. Bunların tabi ki enfeksiyona yatkınlığı demin bahsettiğim o hafif gruptan çok daha fazla olacaktır. Bunlar özel muamele edilmesi gereken hastalar peki durumda ne yapmak lazım. Bu durumda açıkça bu hastaları biz yakın takip ediyoruz bizle temas kurmalarında fayda var. Çünkü öyle hastalar var ki hastalığın yarattığı o ağırlık, aktivite immun sistemi baskı altına alıp ilaçların vermeyeceği zararı verebilir onun için bunları ayrı ayrı değerlendirmek lazım işlerin yolunda gittiği hastalarda iş değişebilir mesela immunsüpresif özelliği olan ilaçların belki dozunu düşürebiliyor bazı hastalar için bazı hastalarda biyolojik ilaçların arasını açabiliyor ama hayatı tehdit eden organ tutulumu olan hastalarda tedaviyi doktorla kim takip ediyorsa dediğim gibi bunlar yakın takibimizde olan insanlar ya e-posta yoluyla ya da bir şekilde bizle temas kurarak tedaviyi düzenliyoruz bunları ayrı gruba almak lazım ama hiç hastalık enfeksiyon belirtileri olmadan ve romatoloji uzmanına danışmadan ilaçları kesmemeleri lazım ilaç dozunu ayarlama kısmı da doktora kalıyor hastalığa göre değişebiliyor.

Peki, yaşanan acı bir olaydan dolayı da FMF hastasının başına gelenler, kaynaklanan bir durum hastalar biraz FMF hastaları endişeli gördüğüm kadarıyla gelen sorular arasında Ailevi Akdeniz Ateşi hastalarından biraz ağırlıklı olarak olduğunu görüyorum. Bu hastalar endişelensin mi, kolşisini devam etsin mi? Şimdi Ailesel Akdeniz Ateşi genel olarak böbrek tutulumu yapmamışsa en korktuğumuz şey aslında tedavi ederken de önlemeyi amaçladığımız amiloidoz dediğimiz böbrek yetersizliğine yol açan tablo eğer böyle bir durum söz konusu değilse genel olarak bağışıklık sistemi çok fazla etkilemeyen enfeksiyonlara fazla yatkınlık yaratan bir hastalık değil. Kolşisin için de aynı şeyleri söyleyeceğim kolşisin immun sistemi çok baskılayan bir ilaç değil çok emniyetli bir ilaç gebelik döneminde, emzirme döneminde kullanılabildiğimiz bir ilaç enfeksiyonlara yatkınlığı artırdığına dair hiçbir veri yok güvenle kullanabiliyoruz. Bu hastaların ilacı aksatmamalarını kesinlikle öneririm. Tabi her hasta sadece kolşisinle hastalık kontrol altına alınmaya olabilir mesela böbrek yetmezliği varsa atakları kontrol altında alınamamışsa interlökin 1 reseptör blokerler dediğimiz günlük ya da 4 hafta da 8 haftada bir uygulanan iğneler var onlarda bir miktar enfeksiyona yatkınlık olabilir bu konuda yine bizim fikrimizi almasında fayda var ama kolşisin ile ilgili hiçbir tereddüt yaşamasınlar. FMF’in kendisinin enfeksiyona yatkınlık yarattığına dair dediğim gibi veri, bulgu yok bundan kaygılanmasınlar ama kaygılanmamak demek tedbiri elden bırakmak sokağa çıkmak demek değil sağlıklı insanlarda, FMF hastaları da, Behçet hastaları da eğer çok acil bir problemi olmadığı müddetçe evde olsunlar.

Bu podcast serilerinde romatizmal hastalıklar ile ilgili aklınıza takılan farklı ve güncel soruların cevaplarını bulacaksınız.
Prof. Dr. Timuçin Kaşifoğlu ve Prof. Dr. Mine Özmen "Romatizma Hastalarında Ruhsal Tepkiler & Sorunlar ve Tedavi Yaklaşımları" hakkında sohbet ediyor.
Açık açık romatizma tanıtım
Menü