Pulmoner hipertansiyonun klinik bulguları nedir? Nasıl tanı konulur?

Pulmoner hipertansiyon, kalbe gelen kirli kanı akciğere taşıyan damarın hastalığıdır. Pulmoner hipertansiyonda, bu damarın ve dallarının basıncı, tansiyonu yükselir. Skleroderma (sistemik skleroz) başta olmak üzere sistemik lupus eritematoz, romatoid artrit gibi inflamatuar romatizmal hastalıklarda karşılaşılan bir komplikasyondur. Bu sorun hastalarımızın aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlar ve tedavisinde gecikmeler, tedaviye yanıt oranını belirgin şekilde azaltır.

Pulmoner hipertansiyonun şiddetine, evresine göre klinik bulguların değiştiği bilinmelidir. Erken evrelerde efor dispnesi olarak adlandırılan, merdiven çıkarken veya yürürken belirli bir efor sonunda hastalarda solunum sıkıntısı, göğüste ağrı ve çarpıntı oluşur. Bazen kuru öksürük eşlik edebilir. Ancak, bu yakınmalar spesifik değildir. Bu nedenle, çoğu zaman hastalıkla ilişkilendirilmez ve bu durum tanıda gecikmelere neden olur. Hastalığın geç evresinde kalp yetmezliği gelişir. Sağ kalp yetmezliğine bağlı olarak bacaklarda şişlik, karında sıvı birikimi (asit) ve karaciğerde büyüme oluşabilir.

Pulmoner hipertansiyonun tanısında ekokardiyografi (EKO) ve anjiyografi kullanılır. Skleroderma gibi riskli hastalıklarda, hastaların yakınmaları olmasa dahi, yılda bir veya iki defa ekokardiyografi ile pulmoner hipertansiyon araştırılır. Ekokardiyografide pulmoner hipertansiyondan şüphelenildiğinde, tanıyı doğrulayabilmek için anjiyografi yapılmaktadır.

Bu podcast serilerinde romatizmal hastalıklar ile ilgili aklınıza takılan farklı ve güncel soruların cevaplarını bulacaksınız.
Prof. Dr. Timuçin Kaşifoğlu ve Prof. Dr. Cemal Bes "Romatizma Hastalarında Covid-19 Aşılaması" hakkında sohbet ediyor.
Açık açık romatizma tanıtım
Menü